başlıksız




kendimizi aradığımız gecelerde
varlığımız
yokluğumuzu getirdiğinde
kapıyı çalan postacıyı siktir ettiğimiz de
ne kadar yalansak
o kadar hafifi tir yüreğimiz
olmadığımız zamanların serüvencisi olduğumuz günler deki bizi getirmedikleri için
biz ki
yollarda yaşayarak baktığımız gecelerin sabahın da
suyla uyandığımız her güne
dalağımızın büzüşmesiyle bakarken
gördüğümüz ken dimiz
aynadaki bizi yokederken
varlık
yokluk
hayat ve biz
kültablasında yan yana söndürülmüş iki sigaradan ne fazla ne de eksiğiz
gecenin bu geçkin sıcaklığın da
yokluk duygusunun verdiği varlık hissiyle beraberken
.
.

Hiç yorum yok: